
Yer kabuğundaki madenleri yıllardır işleyen insanoğlu, bugün bu madenleri kullanma bilgi ve becerisi sayesinde günümüzde modern bir yaşama ulaştı. Günümüzde hayatımızın önemli bir parçası haline gelen telefon, bilgisayar gibi elektronik ürünleri bugün madencilik sayesinde kullanıyoruz. Bugün artık ev, araba, telefon veya beyaz eşya satın aldığımızda aslında maden alıyoruz. Bugün yaşam alanlarımızda ortalama 1000 farklı mineral kullanılıyor. Madenler ilk çağda da vardı, 10 bin yıl önce de vardı. Yüzyıllardır madenler sırasıyla yaşadığımız çağa bakır, tunç ve demir adını verdi. Madeni tanımayan insanlar, ilk önce doğada parlak rengiyle dikkati çeken hematit, malahit ve benzeri minerallerin farkına vararak, deneyimlerle onları boya malzemesi olarak kullanmayı öğrendi. Günümüzden 10 bin yıl önce Diyarbakır Çayönü Tepesi ve Aksaray Aşıklı Höyük’te daha çanak çömlek üretimine geçilmeden, doğal olarak bulunan saf bakırın toplandığı, balık oltası, iğne ve boncuk gibi küçük nesnelerin üretildiği biliniyor. Nitekim Türkiye’de eski dönemlerden kalma çok sayıda cüruf birikimi bulunmakta. Bu cüruf birikimleri ise bakır, kurşun, gümüş ve demir metalurjisine ait kalıntılardır. Siirt Madenköy’de erken dönemlerde kullanıldığı düşünülen galeriler, ergitme fırınları ve cüruf yığınları günümüze kadar ulaşırken Hozat’ın Mamlis köyünde bakır madeni yatağı olduğu ve bu madenin prehistorik dönemlerde kullanıldığına dair izlere rastlanmıştır. Bunların dışında, Erzincan ilinin Ilıç’ın Çöpler köyü ile Pasinler ilçesinin Kobalkamu köyünde de prehistorik dönemlerde madencilik faaliyetlerinin sürdürüldüğü düşünülüyor.










